
İçişleri Bakanlığı, Ramazan Bayramı dolayısıyla yaşanan kazaların bilançosunu duyurmuştu.İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ramazan Bayramı tatilinin ilk 3 gününde trafik kazaları sonucu 27 kişinin yaşamını yitirdiğini, 3 bin 619 kişinin yaralandığını açıkladı. Özellikle bayramda yaşanan kazaların ardından akla yaralanan vatandaşlar için tedavi giderlerinin nereden karşılandığı geldi. Hürriyet yazarı Noyan Doğan konuya açıklık getiren bir yazı yayımladı. İşte merak edilen konuya ilişkin Noyan Doğan’ın cevap niteliğindeki yazısı…
“Önce, bir okuyucudan gelen soruyu paylaşayım.
Okuyucum, başından geçenleri anlatıp, “Trafik kazalarında tedavi giderleri neden trafik sigortasından karşılanmıyor? Sigorta şirketine başvuruyoruz, biz sorumlu değiliz diyor. Bazıları tedavi sürecindeki giderleri sigorta şirketi ödüyor, dava açın diyor. Hangisi doğru” diye soruyor. Belirli dönemlerde bu ve benzeri soruları okuyuculardan alıyorum. Her bayramda olduğu gibi bu tatilde de ölümlü ve yaralanmalı yüzlerce kaza yaşandı. Muhtemelen, önümüzdeki günlerde okuyuculardan bu şekilde sorular gelecektir. Şimdiden konuya açıklık getireyim.
Sorunun cevabı net: Trafik kazalarında tedavi masrafları artık trafik sigortasından karşılanmıyor, SGK ödüyor. Konuyu açayım. Doğru, 2011 yılına kadar trafik kazalarında tedavi giderleri, trafik sigortası kapsamında sigorta şirketleri tarafından karşılanıyordu. 2011’de yapılan düzenleme ile trafik kazalarında tüm tedavi masraflarını SGK karşılamaya başladı. Bu işin kanuni dayanağını da paylaşayım. Aynen şöyle yazıyor: Kaza nedeniyle mağdur olan kişinin tedavisine başlanmasından itibaren sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan protez organ bedelleri de dahil bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile kaza nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler SGK’nın sorumluluğunda olup, sigorta şirketlerinin sorumluluğu sona ermiştir.
SİGORTA ŞİRKETİNİN SORUMLULUĞU YOK
O dönem, yapılan düzenleme ile de sigorta şirketlerine topladıkları trafik sigortası primlerinden yüzde 10 payı SGK’ya aktarma zorunluluğu da getirildi. Böylece sigortacıların trafik kazalarındaki tedavi masraflarını ödeme sorumluluğu ortadan kalktı. Nereye kadar? Kaza geçiren kişi, sürekli sakat kalana kadar. Bu durumda, trafik sigortasından sakatlık tazminatı ödeniyor. Mesela, sadece 2024 yılında, sigorta sektörü, trafik kazalarında tedavi masraflarını karşılaması için SGK’ya 16 milyar TL aktardı.
15 yıldır trafik kazalarında uygulama böyle. Trafik kazası geçirdiniz, özel ya da kamu fark etmez, yakındaki hastanenin aciline gittiğinizde, yoğun bakımda tedavi masraflarını SGK karşılıyor. Yoğun bakım sonrasında ya tedaviye kamu hastanesinde devam ederseniz hiçbir masraf ödemezsiniz ya da SGK ile anlaşmalı özel hastaneye gidersiniz, bu durumda SGK Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) üzerinden ödeme yaptığından hastane fark ücreti talep eder. Bu ücreti de kendiniz ödersiniz.
SGK SUT ÜZERİNDEN ÖDEME YAPIYOR
Bu durum ortaya şöyle bir sorun da çıkartıyor. Tedavi giderini cepten ödemek istemeyip, trafik sigortasından karşılanmasını isteyenler sigorta şirketine başvuruyor. Olumlu cevap alamayınca da hukuk yoluna gidiyor. Mesela vatandaşla sigorta şirketi arasında bakıcı gideri konusunda uyuşmazlıklar yaşandı ve halen de yaşanıyor. Yargıtay’ın da bu konuda aldığı kararlar var. Şunu da belirtmekte fayda var, 15 yıl öncesinde sigorta şirketleri trafik sigortasının tedavi teminatı kapsamında geçici iş göremezlik, bakıcı, protez gibi giderleri karşılarken, bugün bunlar SUT üzerinden veya SGK’nın belirlediği kriterler üzerinden ödeniyor.
Kimi okuyucular şu soruyu da soruyor: “Trafik kazalarında tedavi giderlerini sigorta şirketleri karşılamıyorsa neden trafik sigortasının teminatları içinde tedavi giderleri yer alıyor?” Haklılar, çünkü trafik sigortası teminat limitleri içinde tedavi gideri de bulunuyor ve 2025 yılı için bu tutar 2 milyon 700 bin lira. Onu da anlatayım. Düzeltilmesi için kanuni düzenleme yapılması gerektiğinden tedavi teminatı kağıt üzerinden duruyor. Maalesef 15 yıldır da bu konuda bir düzenleme yapılmıyor. Yapılmadığı için de anlaşmazlıklar hukuka yansıyor. Mahkemeler de farklı farklı kararlar veriyor.”