Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde, 1650 yıl önce Aziz Basileios tarafından inşa edilen ve dünya tıp tarihinin ilk modern hastanesi olarak kabul edilen büyük kompleks, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 3. derece sit alanı olarak tescillendi. Bu gelişme, Kayseri’de tıp tarihi ve arkeoloji meraklılarını heyecanlandırdı.
Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu, 28 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirdiği yüzey araştırmaları ve dron incelemeleri sonrasında tarihi hastane alanını koruma altına alma kararı aldı. Bu adım, alanda bulunan kaçak yapılarla birlikte yeni yapılaşma girişimlerini engelleyerek tarihi mirasın korunmasına katkı sağladı.
Tarihçi yazar Halit Erkiletlioğlu, bu yapının önemine vurgu yaparak, bölgenin dünya tıp tarihinde bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Yapının, Kahramanmaraş’ta yaşanan büyük depremin ardından inşa edildiğini belirten Erkiletlioğlu, şu bilgileri aktardı: “Mısır piramitleri kadar değerli olan ‘Eski Şehir’, milattan sonra 367-368 yıllarında meydana gelen büyük bir depremle yok oldu. O dönemdeki dini lider Aziz Basileios, mağdur olmuş insanlara yardım etmek amacıyla burada geniş bir külliye kurdu. 368-373 yılları arasında, önce bir aşevi inşa ettirdi, ardından yurtlar, okullar, kilise ve acil sağlık hizmetleri sunmak üzere iki hastane daha ekledi.”
Erkiletlioğlu, “Basilya Kompleksleri” olarak bilinen bu yapının, 11. yüzyıla kadar dünya genelindeki hastane mimarisi ve sağlık sistemine örnek teşkil ettiğini vurguladı.
Bu tarihi alanın korunma sürecinde basının rolünü de hatırlatan Erkiletlioğlu, “Demirören Haber Ajansı ile bu konuyu ilk kez gündeme getirdiğimizde büyük ses getirmişti. Bu durum, Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nu harekete geçirerek 28 Nisan 2026’da resmi koruma kararını aldırdı. Artık burada herhangi bir yapı çalışması yapılamayacak” şeklinde konuştu.
Tarihi kompleksin bulunduğu alanda şu anda gecekondular ve bir sağlık ocağı mevcut olup, bölge özel mülkiyete tabidir. Erkiletlioğlu, yetkililere çağrıda bulunarak, “Tarihi yapının temellerinin büyük ölçüde sağlam bir şekilde yer altında kaldığı düşünülüyor. Hak sahiplerinin mağduriyet yaşamaması ve alanın açığa kavuşması için acilen kamulaştırma yapılması lazım. Kamulaştırmanın ardından yapılacak kazılar, Kayseri’yi dünya tıp turizminin ve tarihinin merkezlerinden biri haline getirebilir” dedi.