Siz kanserden değil, kanser sizden korksun

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2020′ de 19,3 milyon yeni vaka ve 10 milyon ölüm şeklinde bildirilen oranlar, 2018 yılındaki 18,1 milyon vaka ve 9,6 milyon ölüm oranlarıyla kıyaslanınca dünyadaki kanser yükünün arttığı anlaşılmaktadır.

4 Şubat Dünya Kanser Günü idi. Neden kanser günü? Amaç kanser farkındalığını artırmak ve erken tanının önemini vurgulamaktır. Çünkü artık biliyoruz ki gelişen tıp ve medikal teknoloji sayesinde erken tanı hayat kurtarmaktadır.

Peki kanser nedir? Belirtileri nelerdir ve kanserden korunmak mümkün müdür?

Kanser vücudun herhangi bir doku ya da organındaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması, büyümesi ve yayılmasıyla ortaya çıkan bir hastalık tablosudur. Kanser oluştuğu bölgeden başka yerlere yayılırsa buna metastaz denir. Kanser bir gen hastalığıdır. Ana etken genetik yapının temelini oluşturan DNA’nın doğuştan veya sonradan beslenme, çevresel faktörler gibi edinsel etkenlerle bozulmasıdır.
Coğrafi bölgelere göre kanser tür ve sıklıkları değişse de dünyada ve ülkemizde en sık görülen kanser türleri, meme, akciğer, kalın bağırsak, prostat ve tiroid kanseridir.

Ülkemizde erkeklerde en fazla görülen kanser türleri akciğer, prostat, mesane, kalın bağırsak ve mide kanseri, kadınlarda ise meme, akciğer, tiroid ve rahim kanseridir.

Pankreas ve safra yolu kanseri, mide kanseri, akciğer kanseri, yemek borusu kanseri, beyin tümörü, testis tümörü, sarkomlar ve kalın bağırsak kanserleridir.

Kanserin nedenleri tam olarak bilinmemekle beraber en önemli iki grup risk faktörü, genetik yatkınlık, yani ailedeki kalıtsal geçiş ve sonradan oluşan kolaylaştırıcı faktörlerdir.

Bunlar;

-Yaş
-Yanlış beslenme
-Bağışıklık sisteminin zayıf olması
-Hormonlar
-Obezite
-Radyasyon
-Sigara
-Alkol
-Kanserojen maddeler (Arsenik, aflatoksin, asbest, radon gazı gibi)
-Bazı virüsler

Vücutta kanserin geliştiği organ ve dokuya göre değişse de bazı önemli belirtiler;
-Açıklanamayan kilo kaybı
-Halsizlik
-Yüksek ateş
-Meme, koltukaltı veya vücudun herhangi bir yerinde ele gelen kitleler
-İdrardan veya dışkıdan kan gelmesi
-Kan tükürme
-Burun ve ağız içi kanamaları
-Geçmeyen öksürük
-Ciltteki ben ya da siğillerde büyüme ve renk değişikliği
-Sıra dışı vaginal kanamalar
-Vücutta geçmeyen ağrılar

Günümüzde hala en önemli sağlık sorunu olan kanserler erken tanı konulmadığında maalesef ölümle sonuçlanmaktadır. Bu neden erken tanının önemi büyüktür ve artık biliyoruz ki bazı kanser türlerinin erken tanı ile tedavisi mümkündür. Bu nedenle erken tanıda en önemli etken şüphedir. Yukarda sayılan belirtilerin görüldüğü ya da ailesel yatkınlığı olan kişilerin mutlaka belli peryotlarla kanser taraması yaptırması gerekmektedir. Hatta bazı kanser türlerinin şikayeti olmasa dahi ‘kanser erken tanı tarama’ metotlarıyla teşhisi mümkündür. Genetik yatkınlık, aile öyküsü, kanserojen maddelere maruziyet gibi kanser riski altında bulunan tüm bireylerin düzenli kontroller yaptırması önemlidir.

Başlıca yöntemler kan testleri, radyolojik görüntüleme yöntemleri (BT, MRI, mamografi, ultrasonografi gibi.), endoskopi (gastroskopi, kolonoskopi, bronkoskopi gibi) ve biyopsidir.
Kadınlarda 40 yaş üstü yıllık mamografi ve meme ultrasonu, 50 yaş üstü tüm bireylerde kalın bağırsağa yönelik kolonoskopi taraması, erkeklerde prostat kanserine yönelik kanda tümör belirticine bakılması, riskli bireylerde düşük dozlu akciğer tomografisi ve belli aralıklarla yine kanda tümör belirteçlerine bakılması erken tanıda oldukça önemlidir. Tedavi kanserin türüne ve evresine göre değişiklik göstermekle beraber ana tedavi cerrahi ve onkolojik tedavidir. Tedavi şeklini belirleyen hastanın yaşı, ek hastalığı bulunup bulunmaması, teşhis edilen kanserin türü, yerleşim yeri ve evresidir. Tedavi yaklaşımında her hastanın kendi koşullarına göre değerlendirilmesi gerekir.

Bazen kendinize ayıracağınız dakikalar size yıllar olarak geri dönecektir.
Siz kanserden değil, kanser sizden korksun.

Sağlıkla kalın.