Şiddeti durdurun

Kolombiya’da polis ve askerlerin müdahalesi sonucu 19 kişinin hayatını kaybettiği protestolara ilişkin BM, AB ve ABD’den “Şiddet sona ermeli” çağrısı yapıldı. Hükümet ise eylemcileri vandalizmle suçluyor.

Şiddeti durdurun

DIŞ HABERLER SERVİSİ

Kolombiya’da sağcı Ivan Duque hükümetinin vergi soygunu içeren planına karşı 28 Nisan’dan bu yana süren grev ve protestolarda biri polis 19 kişinin hayatını kaybetmesi üzerine Birleşmiş Milletler (BM), ABD ve Avrupa Birliği’nden (AB) “Şiddeti durdurun” çağrısı geldi. AFP’nin haberine göre, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Kolombiya güvenlik güçlerinin göstericilere aşırı güç kullandığını ve Cali kentinde polisin ateş açması sonucu beş kişinin hayatını kaybettiğini aktararak, “Derin şok içindeyiz” ifadelerine yer verdi. Ülkede, protestolara katılan 89 kişinin de “kayıp” olduğunu aktaran BM sözcüsü Marta Hurtado, Cenevre’de yaptığı açıklamada, “Kolombiya’da güvenlik görevlileri tarafından aşırı güç kullanımı, ateş etme, göstericilere yönelik darplar ve gözaltı olaylarına ilişkin raporlar aldık ve tanıklarımız var” diye konuştu. İnsan hakları aktivisti Carlos Camargo da Cali’de gözaltına alınanlara yardım etmek isteyen üç insan hakları savunucusunun güvenlik güçlerinin saldırısına uğradığını aktardı.

CAN KAYBINI ÖNLEYİN

Avrupa Birliği’nden (AB) de Kolombiya’daki güvenlik güçlerinin şiddetine tepki geldi. AB Komisyonu sözcüsü Peter Stano, Duque hükümeti yetkililerine, “Şiddet tırmanıyor. Güvenlik güçleri orantısız güç kullanmayı derhal durdurmalı” çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcü yardımcısı Jalina Porter ise “Daha fazla can kaybını önlemek için güvenlik güçlerinin en üst düzeyde kısıtlanmasını istiyoruz” açıklamasında bulundu.

ASKERLERİ İSTEMİYOR

Duque hükümeti ise eylemcileri “terörist” olarak göstermek istiyor. Duque, “Polisimize acımasızca saldıran silahlı insanları hiçbir şey haklı göstermez” diyerek eylemcilere güvenlik güçlerinin müdahelesini savunurken Savunma Bakanı Diego Molano da eylemlere katılan suç örgütlerinin şiddete başvurduğunu öne sürdü. Molano, “Kamu güçlerimiz vandalizmi kullananlara karşı acımasız olmalıdır” diyerek protestoculara müdahaleyi savundu. Başkent Bogota başta olmak üzere kentlerde grev ve protestolara karşı askerlerin konuşlandırılması da tepki nedeni. Uluslararası Af Örgütü, protestoların bastırılması için askerlerin eylemcilere uyguladığı şiddeti raporlayarak “Kentlerin miltarizasyonuna son verilmeli” çağrısı yaptı. Bogota ve Medelli kentlerinin belediye başkanları da şehirlerine asker yerleştirilmesine tepki gösterdi.

Kolombiya Externado Üniversitesi’nde kamu politikası profesörü Eduardo Bechara ise birçok Kolombiyalı için sivil nüfusa karşı asker konuşlandırmanın bir “baskı” biçimi olarak kabul edildiğini söyledi. Protestoları düzenleyen Ulusal Grev Komitesi ise “Sokaklardaki insanlar vergi reformunun geri çekilmesinden çok daha fazlasını talep ediyorlar” açıklaması yaptı.

SİTELER HACKLENDİ

Sağcı Devlet Başkanı Ivan Duque, protestolarda “vandalizm”in önlenmesi için ordudan yardım istediğini açıklamıştı. Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü’ne göre, yoksulluk oranı yüzde 42’den fazla olan ülke, 2020’de orduya 9,2 milyar dolar harcadı. 28 Nisan’da protestoların başlamasının ardından ülke genelinde 47 bin 500 güvenlik gücü kentlere yerleştirildi. Öte yandan, uluslararası hacker grubu Anonymous, Kolombiya’da senato ve ordunun sitelerine erişim sağlayarak mensuplarının e-posta adresi ve şifrelerini yayınladı. Hacker grubu, devlet başkanlığının sitesine de siber saldırı gerçekleştirdiklerini açıkladı.

***

Neoliberal rejim sömürülen kesimleri etkiliyor

Kolombiyalı gazeteci Estefania Martinez, sosyalist yayın Jacobin Mag’e ülkesindeki protestoları değerlendirdi. Martinez, “Kolombiyalılar şiddetli bir neoliberal düzene karşı sokakta” başlıklı yazısında, “28 Nisan’da kitlesel bir genel grev olarak başlayan şey, hızla Kolombiya’nın otoriter neoliberal düzenine açık bir meydan okuma haline geliyor. Protestolar, hükümetin vergi reformu yasasını geri çekmesini ve yeni bir yasa tasarısını ilan etmesini sağladı. Ancak bu tavizler artık yeterli görünmüyor ve Kolombiyalılar daha fazlasını talep ederek sokaklarda kalıyor” şeklinde gözlemlerini aktardı. Duque hükümetini yurttaştan daha fazla vergi alınması için hazırladığı tasarıdan geri adım attıran eylemcilerin sıradaki talebinin “sağlık reformu” adı altında sunulan yasa tasarısı olduğunu aktaran Martinez, söz konusu tasarının sağlıkta özelleştirmelerin önünü açacağı için tepki gördüğünü ifade etti. Martinez, yazısında “Kolombiya’nın baskıcı neoliberal rejiminin arkasında sömürülen bir köylü kesimi ve temel hizmetlere erişim için ödeme yapması gereken yoksul, işsiz şehirliler var. Resmi istatistiklere göre, ortalama bir Kolombiyalı ailenin yemek masraflarını karşılamak için aylık asgari maaşın yaklaşık yarısına ve ulaşım gibi diğer temel ihtiyaçları karşılamak için yasal asgari maaşın biraz fazlasına ihtiyacı var. Artan öfke ve protestoların azalacağına dair hiçbir işaretin olmaması, Kolombiya’nın geleceğini belirsiz kılıyor” ifadelerine yer verdi.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir