CHP’den ev işçileri raporu: 10 kadından 3’ü şiddet görüyor

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, “Değer’sizleştirilen evi işçiliği – görünmeyen işçiler raporu”nu parti Merkez Yürütme Kurulu’na sundu. Raporda anlatımda bulunan bir işçi “Ev hizmetlerinde çalışan bütün arkadaşlar adına söylüyorum. İnanın değerimiz yok” dedi.

CHP’den ev işçileri raporu: 10 kadından 3'ü şiddet görüyor

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, “Değer’sizleştirilen ev işçiliği – görünmeyen işçiler raporu”nu parti Merkez Yürütme Kurulu’na sundu. Rapora göre, birçok ev işçisi için “bir ay içerisinde bir işyerinde 10 günden fazla çalışmak” kriterini karşılamak imkansız. Lisanssız çalışan danışman şirketlerinin denetimsizliği işçileri yoğun sömürüye açık hale getirirken; düşük ücret, belirsiz çalışma saatleri ve güvencesizlik ev işçilerinin temel sorunları. İş kanununda yapılması gereken düzenlemelere dikkat çekilen raporda, TÜİK’in ev işçileri ile sağlıklı veri sağlaması gerektiği de vurgulandı.

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, “Değer’sizleştirilen evi işçiliği – görünmeyen işçiler raporu”nu parti Merkez Yürütme Kurulu’na (MYK) sundu.

Pandemi döneminde kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan, güvencesiz çalışan ve çok sayıda hak ihlallerine maruz bırakılan ev işçilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekilen raporda, Ev İşçileri Dayanışma Sendikası (EVİD-SEN) üyesi olan ev işçileriyle yapılan çevrimiçi toplantıda dile getirilen talepler ve CHP’nin çözüm önerileri yer alıyor.

CHP Emek Büroları tarafından hazırlanan kitapçıktaki tespitlerin de bulunduğu raporda, İş Kanunu kapsamı dışında olan ev işçileri ile ilgili yapılması gereken düzenlemelere dikkat çekildi.

Raporda, ev hizmetlerine giden her 10 kadından 3’ünün cinsel, fiziksel şiddet ve işyerinde mobbinge uğradığına yer verilirken, konut dokunulmazlığından dolayı bu tür saldırıları ispatlamanın imkansız olduğuna dikkat çekildi.

“SORUNLAR SALGINLA DERİNLEŞTİ”

Raporda yer alan bazı tespitler ise şöyle:

“♦ 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında bulunmayan ev işçileri herhangi bir iş kazasına uğramaları durumunda ‘meslek hastalığı’ olarak kabul edilmiyor.

♦ 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda ev işçileri bakımından bir ay içerisinde bir iş yerinde 10 günden az -10 günden çok çalışan ayrımı bulunduğundan çoğu ev işçisi uzun vadeli sigorta kolunda yer almıyor.

♦ Çoğu ev işçisi gündelik olarak farklı ev/işyerlerinde çalıştığından dolayı birçok ev işçisi için ‘bir ay içerisinde bir işyerinde 10 günden fazla çalışmak’ kriterini karşılamak imkansız.

♦ Salgınla birlikte derinleşen sorunlar ve yoksulluk nedeniyle sigortalarını ödemek yerine, zor hayat şartlarında nakit olarak alacakları ücrete pratikte daha çok ihtiyaç duyuyorlar.

♦ Lisanssız çalışan danışman şirketlerinin denetimsizliği ciddi bir sorun alanı oluşturuyor.

♦ Danışman şirketlerden bazıları, aracılık yaptıkları ev işçilerinin görev almak istedikleri iş kollarına riayet etmiyor. Örneğin temizlik konusunda çalışmak isteyen bir ev işçisi danışman şirketin “bakıcılık da yapar, yemek de yapar” şeklinde tanıtımına ve alacağı ücretin ötesinde ekstra iş yapmaya maruz bırakılabiliyor.

♦ Ev işçileri arasında herhangi bir ücret standardı yok, çalışma saatleri belli değil.

♦ Sendikaların verdiği bilgiye göre ev hizmetlerine giden her 10 kadın işçiden 3’ü cinsel, fiziksel şiddete ve işyerinde mobbinge uğruyor. Birçok ev işçisi evlerde karşılaştığı suç içeren fillere maruz kaldıklarında konut dokunulmazlığından dolayı bu tür filleri ispatlamak imkânsız olabiliyor.

♦ Ev işçileri, izin ve dinlenme haklarını yeterince kullanamıyor.”

“EV İŞÇİLERİ GÜVENCE İSTİYOR”

Raporun hazırlanma sürecinde ev işçileriyle ve EVİD-SEN ile görüşen Karaca, işçilerin taleplerini şöyle aktardı:

“♦ Ev işçilerinin 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamına alınması ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’ndaki ‘10 günden az – 10 günden çok’ çalışma ayrımının kaldırılması.

♦ Ev işçilerinin İş Kanunu kapsamına alınması tek başına yeterli olmayacağı için 30 işçi ve üstünde işçi çalıştıran yerler için geçerli olan iş güvencesi konusunda da değişiklik yapılması.

♦ Ev işçilerine lisanssız danışman şirketlerinin aracılık yapmasına son verilmesi, güvencenin devlet denetiminde sağlanması.

♦ Ev işçilerinin istihdamının İŞKUR ve özel istihdam büroları aracılığı yapılması sağlanarak hem kayıt dışılığa son verilmesi ve dolayısıyla etkin veri toplanması ile ev işçilerinin uğrayabilecekleri mağduriyetin en aza indirilmesinin sağlanması.

♦ TÜİK’in ev işçileri ile ilgili topladığı verinin diğer faaliyet kollarından ayrılarak hesaplanmasının sağlanması.

♦ Yapılacak yasama çalışmaları neticesinde ev işçilerinin; ücret standardı, izin ve dinlenme hakkı, çalışma saatlerinin netleştirilmesi gibi niteliklere kavuşmasının sağlanması.

♦ ILO’nun 189 sayılı “Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş hakkında ILO Sözleşmesi” ve 201 sayılı “Ev İşçileri için İnsana Yakışır İş hakkında ILO Tavsiye Kararı”na taraf olunması için gerekli çalışmaların yapılması.

♦ Salgında kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan ev işçilerinin yaşadığı yoksulluk, işsizlik ve gelir kaybı telafisi ve insan onuruna yakışır yaşam koşulları için, ekonomik tedbir paketlerinde ev işçilerinin yer alması çağrısının yapılması.

♦ CHP’nin ‘ev işçileri’ için ekonomik destek paketini dillendirmesi, sorunları görünür kılması, sayıları milyonları bulan ev işçileri için güvenceli iş vurgusunu farklı platformlarda dile getirmesi.”

“EV İŞÇİLERİNİN KAYIT DIŞI İSTİHDAMINA SON VERECEĞİZ”

Ev işçilerinin sorunlarına dikkat çeken Karaca, raporunda; partisinin konuyla ilgili hazırlıklarını şöyle anlattı:

“CHP iktidarında ev işçileri güvenceye kavuşacak. Ev işçilerinin; güvencesiz ve kayıt dışı istihdamına, düşük ücretlerle uzun saatler çalıştırılmasına ve yasal güvenceden yoksun olmasına son vereceğiz. CHP iktidarında;

♦ Yasal düzenlemeleri yaparak ev işçilerimizi İş Kanunu kapsamına dahil edeceğiz.

♦ Ev hizmetlerinde çalışanların çalışma koşullarını düzenleyen ayrı bir yönetmelik ve tüzük çıkartacağız. Ev işçilerini mesleki standartlara kavuşturacağız.

♦ Ev işçilerinin kayıt dışı istihdamına son vereceğiz.

♦ Sürekli ya da kısmi süreli çalışmasına bakılmaksızın, bütün ev işçilerinin 5510 sayılı kanunda sigortalı sayılanlar içinde yer almasını sağlayacağız.

♦ Ev işçilerinin örgütlenmelerinin önündeki engelleri kaldıracağız.

♦ İş kazası ve meslek hastalıklarının yaşanmaması için ev ve işyerlerinde, önleyici tedbirleri zorunlu tutacak; işçi sağlığı ve güvenliği risklerini düzenlemek amacıyla iş sağlığı ve güvenliği kanununda gerekli düzenlemeyi yapacağız.

♦ ILO’nun 189 No’lu “Ev İşçileri İçin İnsana Yakışır İş” sözleşmesini Mecliste yasal güvence altına alacağız.”

EV İŞÇİLERİ ANLATTI

Raporda yer alan anlatımlar ise şöyle:

► “Tam 50 yıldır ev işçisi olarak çalışmış annemin tek bir gün dahi sigortası olmadı.”

► “35 yıllık ev işçisiyim. 15 yaşından beri çalışıyorum. Okutulmadım. Babam tekel işçisiydi. Kızlar okumaz dediler okula göndermediler. Okuyabilseydim öğretmen ya da doktor olmak isterdim. Kendi ailemden 11 kardeşim var. Son 15 yılın içinde hiç mutlu çalışmadım. Son 7 yıldır çalıştığım işverenle davalığım. 1 ay denedik beğenmedik deyip haklarımı almaya çalıştılar. Sadece SSK yapmalarını istemiştim. 35 yıl çalıştım, elimde avcumda hiçbir şeyim yok. Oğlumu Lise 2’ye kadar okutabildim. Pandemi yüzünden son 1 yıldır inanılmaz zorluklar yaşıyoruz. Şu anda gerçekten gittiğim 1-2 yer dışında gelirim yok.”

► “Kendimize ait özel bir alanımız yok. Çalıştığımız evlerde salonlarda kalabiliyoruz. Eşyalarımızı koyacağımız herhangi bir alanımız olmuyor. Bir dolabımız bile olmayabiliyor.”

► “Evde çalışan kişiler temizlikçi olarak girdiyse temizlik yapmalı, dadı olarak girdiyse sadece dadılık yapmalı. Ailelerden ve danışmanlık şirketlerinden dolayı iş tanımımız olmuyor.”

► “İzin almadan, izne gitmeden hep bizimle ve bizim belirlediğimiz düşük ücretten bizimle çalışın diyorlar. Ev hizmetlerinde çalışan bütün arkadaşlar adına söylüyorum. İnanın değerimiz yok. Bizim yaptığımız hiçbir şey göze görünmüyor”

► “Firmalar bize destek olacağını söyleyerek işe gönderiyor ancak inanın Ankara’da İstanbul’da çalışmaya gittiğimde, sorun yaşayınca elimde valizle gece yarıları yollara düştüğüm oluyor.”

► “Danışman şirketleri genelde ailenin peşinde, onlardan yana, alacağı paraya bakıyor.”

► “Ev işçiliği çok yorucu bir iş. Biz bunun hakkını alamıyoruz. 3 senedir 4 katlı 650 metrekare bir evde çalışıyorum ve benim maaşımı pandemide allem edip kallem edip 800 TL indirdiler.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir